Entropi, Ölüm ve Sonsuzluk: Öteki Dünyanın Fiziksel Yasaları
Şu an yaşadığımız evrende her şey bozulmaya, çürümeye ve enerjisini tüketmeye mahkumdur. Bu, fiziğin en temel kurallarından biri olan Termodinamiğin 2. Yasası, yani Entropi'dir. Biyolojik olarak yaşlanmamız, eşyaların eskimesi ve nihayetinde ölüm, bu yasanın kaçınılmaz bir sonucudur.
Peki ya ölümden sonraki yeni yaşam? Eğer orada ölüm, bozulma ve eskime yoksa, şu anki fiziksel yasaların tam aksi bir durum söz konusu olmalıdır. Ancak bu durum basitçe "hiçbir şeyin değişmediği sabit bir evren" anlamına gelmez. Varoluşun yeni boyutunu felsefi ve mantıksal bir çerçeveye oturttuğumuzda karşımıza muazzam bir sistem çıkar.
1. Entropinin İptali ve Yeni Enerji Yasası
Dünyada kapalı bir sistemde yaşıyoruz; hayatta kalmak için dışarıdan enerji (besin) almak ve tüketmek zorundayız. Öteki alemde ise entropi yasası çöker. Eskime ve bozulma ortadan kalkar. Sistem, varlıkları tüketmeye mecbur bırakmayan, kendi kendini kayıpsız besleyen tükenmez bir enerji kaynağına bağlanır. Böylece biyolojik yorgunluk ve hücresel ölüm tamamen son bulur.
2. Dikey Sabitlik, Yatay Dinamizm
En kritik nokta burasıdır: Sonsuzluk, durağan ve sıkıcı bir bekleyiş değildir. Varoluşun yeni katmanlarında kural şudur: Dikey Sabitlik ve Yatay Dinamizm.
- Dikey Sabitlik: Dünyadaki yaşam, sınav ve hak ediş süreci bittiğinde, kişinin varacağı makam (katman) kilitlenir. Birinci kattaki bir kişi kendi çabasıyla üst katlara geçemez. Sınıf atlama dönemi dünyada kapanmıştır; makam sabittir.
- Yatay Dinamizm: Bulunulan makam sabit olsa da, o katmanın kendi içindeki renkleri, zevkleri ve keşfi sonsuzdur. İnsan bilinci o boyutta hapsolmuş gibi hissetmez; sürekli yeni şeyler deneyimler, öğrenir ve merakını giderir. İlerlemenin yönü yukarıya doğru değil, bulunulan katmanın sınırsız genişliğine doğrudur.
"Dünyadayken sınav veren insanın bilinci dinamiktir, merak eder ve gelişir. Öteki tarafta da bu dinamizm devam eder, ancak sınırları dünyadaki hak edişiyle çizilmiş sabit bir alanın içindedir."
3. Cehennemin Negatif Dinamizmi
Bu sistemin karanlık tarafında ise negatif bir dinamizm işler. Dünyada bir acı çekildiğinde vücut bir süre sonra uyuşur veya sistem kendini kapatır (ölüm gerçekleşir). Ancak ölümün olmadığı o boyutta, acı dinamik bir şekilde sürekli başa sarar. Hücreler iyileşmek veya gelişmek için değil, aynı yıkımı tekrar idrak etmek için yenilenir. Bu, ilerlemenin olmadığı korkunç bir döngüdür.
4. Yazılım Güncellemesi: Eksiklik Duygusunun Silinmesi
Dikey sabitliğin kusursuz çalışabilmesi için insanın zihinsel yapısında bir güncelleme şarttır. Aşağı makamdaki bir bilinç, üst makamları arzulayıp kıskanırsa, bulunduğu yer onun için bir ödül olmaktan çıkar. Bu yüzden o boyuta geçişte hırs, kıskançlık ve "keşke" duyguları insan bilincinden tamamen sökülüp atılır. Herkes bulunduğu konumdan sonsuz derecede tatmin olmuş durumdadır.
5. Mükemmel Boyuta Ulaşmak: Hak Edilmiş Bir Madalya
Dünya, insanın özgür iradesiyle iyiyi ve kötüyü seçebildiği, hatalar yapabildiği zorlu bir savaş alanıdır. İnsanın bu yorucu irade sınavını vererek, içindeki kötülük potansiyeline rağmen doğru yolu seçmesi onu mükemmel bir boyuta taşır.
O boyuta ulaşıldığında, artık iyiyi ya da kötüyü seçme savaşı bitmiştir. Oradaki varoluş; yaratılışın kusursuzluğunu izlemek, lüksü, refahı ve mutlak huzuru tam anlamıyla hissetmek üzerine kuruludur. İnsanın o mükemmel boyuta erişmesi, dünyadaki ağır sınavın ardından kendi çabasıyla kazandığı en büyük zafer madalyasıdır.