ONTOLOJİK ŞİZOFRENİDEN ÇIKIŞ:SİVİL TAHKİM VE HUKUKİ İNŞA

ONTOLOJİK ŞİZOFRENİDEN ÇIKIŞ:
SİVİL TAHKİM VE HUKUKİ İNŞA

Müslüman bir zihin, seküler bir hukuk sistemi (donanım) içinde çalıştırılmaya zorlanan bir yazılım gibidir. Bu uyumsuzluk, inandığı değerler ile yaşadığı hayat arasında derin bir yarılmaya, yani bizim tabirimizle "Ontolojik Şizofreni"ye yol açar. Bu yazıda, bu hastalıktan kurtulmanın yollarını, devletten talep etmek yerine "kendi alanımızı inşa etme" stratejisini ve Tevhidi Hanif bir duruşun eylem planını ele alacağız.

"Bizler devlete sorun çıkarmak veya fitne üretmek değil; sadece bu dünyamızı ve ahiretimizi kurtarmak için Allah'ın hükümleri altında yaşayabileceğimiz 'bir oda', bir alan istiyoruz."

1. Sorunun Teşhisi: Neden Rahatsızız?

Anadolu'daki Müslümanlar, çoğunluk oldukları yanılgısı içindedir. Oysa hukuki ve sistemik açıdan, Romacı devlet yapısı içinde kendisine "vatandaşlık" dışında bir statü tanınmamış bir azınlıktır. İngiltere'deki Müslümanlar, "Arbitration Act" (Tahkim Yasası) sayesinde kendi aile ve ticaret hukuklarını "Şeriat Konseyleri" aracılığıyla uygulayabilirken; bizler kendi topraklarımızda inancımıza aykırı hükümlerle yargılanıyoruz.

Bu durum sadece siyasi bir sorun değil, imani bir sorundur. Müslüman, Allah'ın hükmüyle hükmedilmeyen bir yerde "iman etmiş" hissini tam anlamıyla yaşayamaz. Bu da kişilik bölünmesine (şizofreniye) yol açar.

2. Yanlış Çözüm: "Devlet Bize Alan Açsın" Beklentisi

Mevcut cemaat ve tarikatların birleşip devletten "Şeriat Mahkemesi" talep etmesi, Türkiye gerçekliğinde hem imkansız hem de risklidir.

  • Devlet Refleksi: Devlet, yargı birliğini (Tevhid-i Adalet) esas alır ve bu talebi "çoklu hukuk" veya "paralel yapı" olarak görerek reddeder.
  • Cemaatlerin Durumu: Daha acı olan ise; cemaatler henüz kendi aralarında bir "İslam Hukuku" üzerinde anlaşmış değildir. Mezhep taassubu, grupçuluk ve "şeyh otoritesi", Kur'an'ın evrensel hukukunun önüne geçmiştir.

3. Gerçek Çözüm: Sivil Tahkim ve "Mikro-Medine"

Devletten beklemek yerine, mevcut yasaların (Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Tahkim Maddeleri) bize verdiği "Sözleşme Özgürlüğü" hakkını kullanarak kendi hukuki alanımızı inşa edebiliriz.

Bu modelde hedefimiz şudur:

  1. Ortak Konsensüs: Mezhepçilikten uzak, Kur'an'ın muhkem ayetleri, Nebi'nin sahih uygulamaları ve çağın şartlarına uygun "Güncel Yorum" ile bir üst hukuk oluşturmak.
  2. Sivil Tahkim: Ticaret, borç ve tazminat gibi konularda devlet mahkemelerine gitmek yerine, kendi belirlediğimiz "Hakem Heyetlerine" gitmeyi taahhüt etmek.
  3. Hanif Duruş: Kalabalıkları beklemeden, "Ben ve evim/işim artık bu hukuka tabidir" diyerek ilk tuğlayı koymak.

4. Eylem Planı: Ne Yapmalıyız?

Hayal kırıklığına gerek yok. Tarih boyunca Tevhid ehli, kalabalıkların uyanmasını beklememiştir. Yapılması gerekenler:

  • Beklemeyi Bırak: Cemaatlerin birleşmesini bekleme. Kendi ticaretinde ve ilişkilerinde bu sistemi kur.
  • Yazılı Hale Getir: Söz uçar, yazı kalır. İlişkilerini "Allah'ın adına" ve "Hukukun güvencesine" dayalı yazılı sözleşmelerle yap.
  • Ağ (Network) Kur: Senin gibi düşünen insanlarla "Hukuk Birliği" oluştur.

5. Uygulama Aracı: Tahkim Sözleşmesi

Aşağıdaki metin, Tevhidi bir duruşla hazırlanmış, hem vicdanen bağlayıcı hem de T.C. kanunlarına göre "Delil/Sözleşme" niteliği taşıyan bir taslaktır. Ticari ilişkilerinizde, borç alıp verirken bu metni kullanabilirsiniz.

ÖZEL HUKUK TAHKİM VE AHİTLEŞME SÖZLEŞMESİ

1. TARAFLAR VE NİYET:
Bizler, aşağıda imzası bulunan taraflar; aramızdaki ilişkiyi sadece maddi bir menfaat değil, ahiret gününde hesabını vereceğimiz bir "kul hakkı" meselesi olarak görmekteyiz. Anlaşmazlıklarımızı seküler hukukla değil, inandığımız değerlerin ışığında çözmeyi taahhüt ederiz.

2. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU:
[Buraya anlaşma konusu yazılacak: Örn: Araç satışı, Borç ilişkisi, Ortaklık vb.]

3. ESAS ALINACAK HUKUK:
Hakem, uyuşmazlığı çözerken şu hiyerarşiyi esas alacaktır:
a) Kur'an-ı Kerim'in Muhkem İlkeleri (Adalet, Emanet, Ahde Vefa)
b) Nebevi Uygulama (Sahih Sünnet)
c) Akla ve hakkaniyete uygun güncel örf.

4. HAKEMİN SEÇİMİ:
Taraflar, uyuşmazlık durumunda devlet mahkemeleri yerine, güvenilirliği ve ilmi ile tanınan şu kişiyi/kişileri HAKEM olarak tayin etmiştir:
Hakem Adı: ...........................................................

5. KABUL VE İMZA:
Bu sözleşme, tarafların hür iradeleriyle, Allah'ı şahit tutarak imza altına alınmıştır.

TARAF A (İmza)                  TARAF B (İmza)

Bu bir başlangıçtır. Bir odamız olsun istiyorsak, o odanın tuğlasını önce kendi evimizde ve iş yerimizde örmeliyiz. Ontolojik bütünlük, ancak inandığımız gibi yaşamaya cüret ettiğimizde sağlanacaktır.

Bu metin, Tevhidi bir perspektif ve güncel hukuk analizi ışığında hazırlanmıştır. Kaynak gösterilerek paylaşılabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nisa Suresi 56: Ateşin Kökü, Bilincin Aynası

Nisa Suresi 56: Ateşin Kökü, Bilincin Aynası | Alak Denklemi ile Sünnetullah ve Bilinç Fiziği ...